Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Resim Sitemize Gitmek İçin Tıklayın...

Spor'a Dair Makaleler

Yazılar

Semihe nazar değdi...

Müthiş bir form yakalamışken Galatasaray maçında sakatlanan ve Oftaş’a karşı forma giyemeyen Semih, takımla çıktığı ilk idmanda yine sakatlandı. Dün ilk kez takım antrenmanına katılan yıldız oyuncunun, yarı sahada yapılan çift kale maçın son bölümünde ters bir hareket yapınca sağ dizindeki sakatlığı nüksetti. Hemen dizine bandaj yapılan ve buz tedavisi uygulanan Semih, idmanı terkedip, tesislere gitti. Dizinde yeniden ödem oluşan Semih’in durumu, bugün çekilecek MR sonrası   belli olacak.

maldonado budur...

‘Kendimi iyi tanıyorum’
Yeni transfer Maldonado, dün medyanın karşısındaydı. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Şilili oyuncu, kısa ve garanti pasları tercih etmesiyle ilgili olarak, “Benim oyun stilim bu. Daha çok topu kapmaya çalışan, arkadaşlarına savunmada yardımcı olan, geriden çıkışlarda da onlara iyi pozisyonlar hazırlayan bir futbol stilim vardır. Nerede verimli olacağımı, nasıl oynayacağımı biliyor ve kendimi iyi tanıyorum. Appiah ile kıyaslanmak bende baskı yaratmaz” dedi.

‘Taraftar mutlu etti’
Şu anda her şeyin iyi gittiğini ve takım arkadaşlarına alıştığını kaydeden Maldonado, şunları söyledi: “Onlar da bana yardımcı oluyor. Taraftarlar beni çok iyi karşıladı. İsmimi söylemeleri beni ayrıca mutlu etti. Bu sevgiye futbolumla ve işimle karşılık vermek istiyorum. Kenarda oturmam gerekiyorsa, tekrar şans gelmesi için beklerim. Şansın gelmesi için de daha çok çalışırım. 1-2 sezon ayak bileğimdeki bağlarda sorun vardı. Libertadores Kupası öncesi ise ameliyet oldum.”

‘Fenerbahçe çok büyük’
“Şu anda kendimi iyi hissediyorum. Olmamam için de bir neden yok. Şimdi düşünmem gereken, nasıl faydalı olabilirim ve kendimi nasıl gösterebilirim. Devler Ligi çok önemli bir turnuva. Avrupa’nın en iyi takımlarıyla oynuyorsunuz. Fenerbahçe’nin, tarihinde ilk kez buraya geldiğini biliyorum. Bu turu da geçip, tarihe katkıda bulunmak istiyoruz. Fenerbahçe, çok büyük bir kulüp. Kariyerim açısından da önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum. Bu fırsatı kullanacağım.”

Carlos 'Sevilla kötünün iyisi'

Carlos, UEFA'nın internet sitesinde dünya çapındaki taraftarlarının sorularını yanıtladı. Söz konusu internet sitesinde yer alan haberde, bir taraftarın "UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Fenerbahçe’nin Sevilla’ya karşı şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu Carlos, "Sevilla bizim için bir şans, AC Milan’la da eşleşebilirdik. Sahamızda iyi bir sonuç alabilirsek, yolumuzda ilerleyebiliriz" diye yanıtladı. En azından 2-0’lık bir galibiyete ihtiyaçları olduğunu belirten Brezilyalı oyuncu, Sevilla’dan sonraki kuranın, yollarına devam etmeleri açısından önemli olduğunu belirtti.

Real-Barca gibi
Roberto Carlos, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın rekabetine ilişkin bir soru üzerine, iki takımın çekişmesini Real Madrid-Barcelona’nınkine benzettiğini, hatta rekabetin daha büyük olduğunu ifade etti. New Yorklu bir taraftarının, "Brezilyalı futbolcular Alex, Aurelio, Deivid, Edu ve teknik direktör Zico, Türkiye’de oynamanızda etkili oldu mu?" sorusunu da Carlos, bunun kendisi için önemli olduğu, takımda bu kadar Brezilyalı oyuncu olmasaydı, gelip gelmeyeceğini bilmediği şeklinde yanıtladı.

Semih Rize'de yok...

Galatasaray'a karşı oynanan Türkiye Kupası Çeyrek Final ilk maçında sağ dizine aldığı darbe sonucu sakatlanan golcü futbolcu dün sabah yapılan çalışmada dizinde ağrı hissedince çalışmayı yarım bırakmıştı. Mr'ı çekilen futbolcunun bağlarında problem olmadığı, darbeye bağlı olarak kemikte ödem bulunduğu ifade edildi.

Bu sabah basına kapalı şekilde çalışan sarı lacivertlilerin çalışmasında yer alamayan Semih Şentürk'ün Sevilla maçına kadara hazır hale geleceği ve 1-2 gün dinlenmesi gerektiği belirtildi. Semih'in yokluğunda Çaykur Rizespor'a karşı ilk 11'de son haftaların başarılı futbolcusu Mateja Kezman görev yapacak. Bu arada yabancı oyuncu olarak Edu, Lugano, Roberto Carlos, Deivid, Alex, Maldonado, Kezman'ı kadrosunda bulunduran sarı lacivertli takımda teknik direktör Arthur Zico (6+2) kuralı gereği yabancı futbolcularında birini kulübede oturtacak.

Yarın sabah son taktik çalışmasını yapacak olan sarı lacivertli takımda, Zico'nun yeni transfer Maldonado'yu yedek kulübesinde oturtacağı ve orta sahayı Aurelio ile Selçuk'a emanet edeceği ifade edildi. Sarı lacivertliler yarın Rizespor maçı için saat:15:00'te Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan Trabzon'a hareket edecek ve karayoluyla Rize'ye geçecek

İşimiz çok zor...

Galatasaray’ın UEFA Kupası 3. tur ilk maçında bugün kozlarını paylaşacağı Bayer Leverkusen’in hocası Michael Skibbe, FANATİK okurları için, Bild gazetesinin spor yazarı Vim Vomland’e özel açıklamalarda bulundu.

Galatasaray’da en çok kimlerden çekiniyorsunuz?
- Galatasaray çok kaliteli bir takım. Takım oyununu iyi uygulayan bir ekip. Disiplinli ve taktik olarak oturmuş bir takım. Tabii bunun yanında çok yetenekli oyuncuları da var.
 
Mesela kimleri kastediyorsunuz?
- Kuşkusuz bunların başında Hakan Şükür geliyor. Hakan’ın geçmişte yaptıkları ortada. O hâlâ çok formda. O Türk futbolunun fenomeni. Bu apoleti de hakkıyla taşıyor. Uzun boyuna rağmen mükemmel bir tekniği var. Hava toplarına hakim ve korkunç derecede tehlikeli bir oyuncu. Ümit Karan’ı da hafife almamalıyız. Son vuruşları çok tehlikeli. Orta sahada Barış çok önemli işler yapıyor. Onu zaten Essen ve Alman Ümit Milli Takımı’ndan tanıyorum. Galatasaray’ın bekleri de çok çalışıp, görevlerini yapıyor. Servet ise defansta tam bir süpürücü görevini üstleniyor. Bir de Afrika’dan gelen Song bu takıma dahil olacak. İşimiz gerçekten zor.

Yani Galatasaray’ı favori mi görüyorsunuz?
- Hayır. Bunu demek istemedim. Yanlış anlaşılmasın. Bu turda Galatasaray ve Leverkusen’in şansları eşit. Bu nedenle çok açık ve net söylemeliyim ki, turu geçen taraf Almanya’da, yani rövanşta belli olur.

Türk futboluna bakış açınız nasıl?- Türkiye son dönemde Avrupa ve dünya futbolunda kendine yer buldu. Bunu hem bir Avrupa kupası hem de Dünya Kupası üçüncülüğü ile pekiştirdi. 2008 Avrupa Şampiyonası’na katılması da Türkiye’nin kaliteli bir futbol ülkesi olduğunu gösteriyor.

Bunda Almanlar’ın da katkısı olduğuna katılıyor musunuz?
- Evet, bu doğru. Jupp Derwall, Sepp Piontek, Christoph Daum ve Karl Heinz Feldkamp gibi usta isimler bu gelişime katkı sağladı ve Türk futbolunun Avrupa’da söz sahibi olmasında önemli rol oynadı. 

Türkiye’den teklif gelirse çalışmayı düşünür müsünüz?
- Buna kesinlikle hayır demem. Türkiye çok enteresan bir ülke. Antalya’da yaptığımız kampta da bunu gördüm. İnsanlar çok cana yakın. İstanbul takımları olan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş, Avrupa’da her zaman kupalarda kendilerinden bahsettiriyor, başarıyla mücadele ediyor.

Panzerler İstanbulda...

21 maçta 45 gol...
Son haftalarda form grafiğini gözle görülür biçimde yükselten Galatasaray, sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da istatistik kategorilerine en üst sıralardan giriyor. Son olarak Vestel Manisaspor’u 6 golle geçen Sarı-Kırmızılılar, geride kalan 21 haftada rakip filelere 45 gol göndermiş oldu. Böylece maç başına 2.14 gol ortalamasına ulaşan Cim Bom, Avrupa’nın üst düzey liglerindeki liderler arasında 2. sırada yer alma başarısını gösterdi.

Zirvede Madrid var
Bu kategoride Galatasaray’ın önünde bulunan takım; La Liga’da zirveyi kimselere bırakmayan Real Madrid. İspanyol ekibinin 23 hafta sonunda gol ortalaması 2.30. Cim Bom’un ardından Hollanda lideri PSV Eindhoven geliyor, gol ortalaması 2.12. İtalya lideri Inter’in 2.09, İngiltere lideri Arsenal’in 2.08, Fransa lideri Lyon’un 2.00, Almanya lideri Bayern Münih’in ise 1.78 gol ortalaması bulunuyor.

Türklerin egosu yüksek...

Feldkamp, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlediği basın toplantısında, "Tur şansınız nedir" sorusu üzerine, her iki takımın da turu geçmek istediğini kaydederek, "İki ekip de istekli ve birbirlerine karşı oynamaktan memnunluk duyuyor. Şanslar eşit diye düşünüyorum ama ilk maçı deplasmanda oynamayı tercih ederdim" dedi.

İki maçlık bir eleme turu oynayacaklarını vurgulayan Alman teknik adam, "Bu nedenle de taktik yönden düşünceler bu maçı etkileyecek. İkinci maçın sonunda penaltılar veya uzatmalar da olabileceğini düşünerek, şimdiden taktik yönden her şeyi yapmak gerek" ifadesini kullandı.

Feldkamp, "Yarınki maçta farklı bir sistemle mi oynayacaksınız" sorusu üzerine de şunları kaydetti: "Buna ’hayır’ diyebilirim. Rakibimiz de değişik oynayacaktır. Rövanşı olacağı için onların harakiri yapacağını sanmıyorum. Bu tür maçlarda otomatikman ikinci maçı da düşünüyorsunuz. Örneğin Fenerbahçe maçının son 15 dakikasında ne kadar kazanmak istesem de gol yememeyi düşündüm.

Hedeflerimizden biri gol yememek olacak. Benim futbol anlayışımda gol yememek ve rakibe pozisyon vermemek vardır. Böyle olunca, gol bulmak daha kolaylaşır. Kendi sahanızda rakibin kontrataklarına izin verirseniz, bu bazen kötü sonuçları beraberinde getirir."

BAYER LEVERKUSEN’İ ÖVDÜ
Feldkamp, rakiplerinin, Almanya birinci liginde yaptığı sürprizlerle dikkati çektiğini belirterek, "Rakibimiz çok iyi durumda ama kimse korktuğumuzu düşünmesin. Kimseden çekinmiyoruz" dedi. Karl Heinz Feldkamp, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkesin Bayern Münih, Werder Bremen ve Schalke 04’ten konuştuğu dönemde, kimsenin beklemediği şekilde puan cetvelinin üst sıralarında yer alıyorlar. Bu üç takım şampiyon olmak zorunda ama Leverkusen’de o zorunluluk yok, yine de şampiyon olabilir. Yarınki rakibimiz şu an çok iyi durumda. Kimse aklına bir korkunun varlığını getirmesin. Kimseden çekinmediğimiz gibi, onlardan da çekinmiyoruz ama güçlü takımla oynamanın zevkini yaşayacağız."

'TÜRKİYE’DEKİ EN BÜYÜK SORUN...'
Alman çalıştırıcı, bir basın mensubunun, Alman futbolunda düşüş olduğunu ve Galatasaray’a bu ülkeden sadece Bayern Münih’in rakip olabileceğini söylemesine tepki gösterdi. Feldkamp, bu konunun, Türkiye’de eksikliğini hissettiği tek konu olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Buradaki insanların kendini büyük görmesi, diğerlerini küçümsemesi anlayışına neden olan kişiler gazeteciler. Belki bu çok hoş değil, özür dilerim ama bu gerçeği söylemem lazım. Alman futbolu ile Türk futbolu arasındaki en büyük fark bu. Alman futbolu, uluslararası turnuvaların hepsinde başarılı oldu. Türkiye’nin katıldığı 2002 Dünya Şampiyonası dahil, hep başarılı oldu. Bizim futbolcularımız, Almanya’dakilerden veya diğerlerinden kötü değil. Yetenekli oyuncularımız var ama bu futbolcularla daha başka, daha iyi işler yapmamız lazım. Çalışmalarımız bunun için. Almanya’da 9-10 oyuncu alabilecek olanak ve kanunlar var. Burada, sistemde de hata var. Almanya’da her türlü şey serbest ama burada sahaya sürebileceğimiz yabancı sayısını 6 ile sınırlı tutuyoruz. Avrupa’nın çok iyi takımlarına karşı oynuyorsanız, bu Bayern Münih olur, Barcelona olur... Gönül ister ki. siz de aynı şartlarda karşılaşın."

Korku yok...

‘Takıma güveniyorum’
Galatasaray Teknik Direktörü Karl Heinz Feldkamp, Leverkusen maçı öncesi bir basın toplantısı düzenledi. Alman ekibinin güçlü bir takım olduğuna değinen Kalli, “Benim gibi bir Alman teknik direktör, bir Türk takımının başında, Avrupa kupası maçında bir Alman takımına karşı yer alıyorsa, bu maç, olağan bir maç olamaz. Rakibimiz çok iyi durumda ve oldukça güçlü. Ama hiçbir çekincemiz yok. Maçı büyük bir zevkle bekliyor, oyuncularıma güveniyorum” dedi.

‘Bordeaux’dan rahat’
Rakibin harakiri yapmayacağını ifade eden Feldkamp, “Bu tür maçlarda rövanşı düşünürsünüz. Her iki takım da turu geçmek istiyor. İki takım da birbiriyle karşılaşmaktan memnun. Yine de ilk maçın Leverkusen’de olmasını isterdim. Futbolcularıma rakip hakkında her türlü bilgiyi verdim. İsterim ki, onlar da kendileri bilgi toplasın. Bir Bordeaux maçından daha rahat olacak işimiz. İlk hedefimiz gol yememek. Yoksa işimizi zorlaştırırız” diye konuştu.

‘Bam, bam; 5-3 oldu!’
Tecrübeli çalıştırıcı sözlerini şöyle tamamladı: “Son haftalardaki yoğun tempoyu sürdürmeliyiz. Yorgunluğun sorun olmasını beklemiyorum. Oyuncularımız buna alışmalı. Vestel maçında 5-1 öne geçince kulübeye oturup rahat bir nefes alayım diye düşünüp, Ahmet hocaya (Akcan), ‘Sen öne çık’ dedim. Sonra bir baktım ki; bam, bam! Skor 5-3 oldu (gülüşmeler). Kendimi çok iyi hissediyorum. İyi ki bu göreve başlamışım. Hiç pişmanlığım yok.”  

Kalli, bir muhabirin “Bundesliga’da Bayern Münih dışında Galatasaray’a rakip olacak takım yok” demesi üzerine, “Buradaki insanların en büyük sorunu, kendilerini çok büyük görüyor ve diğerlerini küçümsüyor olmaları” yanıtını verdi. Feldkamp ayrıca, eski öğrencisi Falko Götz’ü Leverkusen maçına davet ettiğini söyledi ve spekülasyon yapılmamasını istedi.

Layık olacağım...

Tevfik Fikret Salonu’nda, İrfan Aktar başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, kulüp yönetimi adına başkan Özhan Canaydın, yöneticiler Semih Haznedaroğlu, Adnan Polat, Fatih Gökşen ve Vedat İrdelp katıldı.

Divan Kurulu Üyesi Anıl Büyükeroğlu yaptığı konuşmada, şirketleşme yöntemiyle kulübe ait çok sayıda mal varlığının ve önemli branşların yönetiminin genel kurulun kontrolünden çıkarıldığını belirtirken, bir diğer üye Özer Berkay ise gelinen noktadan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Birçok şeyi bilmelerine karşın, Galatasaray’ın iyiliğini düşünerek ve kötü kişi olmamak için yönetimlerin önerilerini hep kabul etiklerini anlatan Berkay, şunları söyledi:

"Ne dedilerse elimizi kaldırdık. Elim kesilseydi de kaldırmasaydım. Genel kurul tasfiye mi edildi acaba? İş çok ciddidir arkadaşlar. Galatasaray sevgisi, saygısı ve ruhu da bu verdiğimiz haklarla beraber gidecek mi? Tesisler bile bizim değil. Olay üzücüden de ziyade, bir hayal kırıklığı. Genel kurul olarak ortada kalan bir kurumuz. Galatasaray değerler topluluğudur, şirketler topluluğu değildir. Bana göre, karşımıza hazin bir yıkım çıktı. Çok çok üzüntülüyüm."

CANAYDIN: "GÜVENİNİZE LAYIK OLARAK ÇALIŞIYORUZ"
Yapılan eleştirilerin ardından söz alan Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın, genel kurul üyelerinin kendilerine olan güvenine layık olarak çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Türk Ticaret Kanunu’na göre kulübü yönettiklerini belirten Canaydın, "Biz kulüp olarak hep öncü olduk. Kulüplerin yönetimiyle ilgili hazırlanan yeni bir kanun var ve orada da artık bu işlerin dernek statüsünde götürülemeyeceği öngörülüyor. Bu kanun 4-6 ay içinde yürürlüğe girecek. Biz de buna göre tekrar tüzük tadili yapacağız. Kulüplerimizin, Avrupa’daki modern kulüplerin seviyesine gelmesini sağlamak için yapılan bir çalışmadır" dedi.

Kendilerinin de Galatasaray için genel kurul üyeleriyle aynı hisleri taşıdıklarını ifade eden Canaydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz de sizler kadar kulübümüzü düşünüyoruz, müsterih olun. Bizi göreve getirirken gösterdiğiniz güvene layık olmak istiyoruz ama her günlük görev ve yapılacak iş için yeniden genel kurulun huzuruna gelirsek, hiçbir şey yapamayacağımızı sizlerin de görmesi icap ediyor. Devlet bile yeni hazırlanan kanunda bizim zaten uyguladığımız sistemi hukukun içine sokacak. Bizim ne kadar öncü olduğumuzu göreceksiniz. Özer Berkay ağabeyim üzülmesin. Ben kulüpte 51. yılımı yaşıyorum. Görevde olduğum sürece de sizler gibi düşünerek hareket edeceğim."

"FUTBOL TAKIMIMIZ KABUK DEĞİŞTİRİYOR"
Canaydın, sportif açıdan yüzlerinin güldüğü bir dönem geçirdiklerine de değinerek, "İnşallah bu akşam UEFA Kupası maçımızda da keyifle güleceğiz. Futbol takımımız büyük bir kabuk değişimi içinde. En iyi futbol oynayan ekip olarak gösterilmektedir. Yenilenmiş ve gençleşmiştir. 2000 senesindeki o başarılı takıma dönüş başlamıştır" şekline konuştu. Özhan Canaydın, Bayer Leverkusen maçı öncesi bir yönetim kurul toplantısı yapacaklarını da sözlerine ekledi.

BAŞKAN ADAYI AŞKIN, DİVAN KURULU’NDAN LİSTE İSTEDİ
Galatasaray Kulübü’nde mart ayında yapılacak olağan genel kurul toplantısı öncesi, başkan adayı olan Taner Aşkın, Divan Kurulu’nun kendisi için liste yapmasını önerdi. Taner Aşkın, Divan Kurulu’na yazılı olarak verdiği öneride, seçimlere gireceği yönetim kurulu listesini Divan Kurulu’nun yapmasını isterken, Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar, daha önce Faruk Süren’in de benzer bir öneride bulunduğunu, ancak üyelerden fazla rağbet görmediğini, yine de 10 kişilik bir liste hazırlayacaklarını ifade etti.

iki basamak geriledik...

(A) Milli Takım’ın, 2008 Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne gitmeye hak kazanmasıyla 12 sıra birden yükselip, 2007 yılı kasım ayında 16. sıraya yerleşen Türkiye, bu ay 2 basamak gerileyerek, 18. sırada yer aldı. Türkiye’nin 18. sıraya düşmesinde, Afrika Uluslar Kupası’nda yarı finale yükselen Gana’nın, geçen ay yer aldığı 43. sıradan 14’üncülüğe yükselmesi ile Mısır ile final maçını oynayan ve geçen ay 25’inci olan Kamerun’un 17. sıraya çıkması etkili oldu.

Liderliğini bu ay da sürdüren Arjantin’i takip eden ülkeler, yine Brezilya ve İtalya oldu. Türkiye’nin 2008 Avrupa Şampiyonası Finalleri’nde (A) Grubu’ndaki rakiplerinden Çek Cumhuriyeti 6, Portekiz 8, İsviçre ise 41. sırada bulunuyor.